Mart 1, 2011

Yorumsuz

G.Saray taraftarı tarihe geçecek!

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Galatasaray Kulübü’nün aylık yayın organı Galatasaray Dergisi’nin Mart ayı sayısında yer alan yazısında, göreve geldiği ilk gün kalıcı başarıları elde etmek için yapılması gerekenlerin altını çizerek belirttiğini ve pembe bir tablo çizmekten kaçındığını hatırlatarak, “Geleceği sağlam kurmak için yapısal değişime gitmek, bu kapsamda yeni stadımızın tamamlanmasından tüzüğümüzün değiştirilmesine, şirketlerimizin birleştirilmesinden kulübün tüm mali rakamlarının şeffaflık anlayışı içinde netleştirilmesine ve uluslararası denetime açılmasına kadar bir çok sorunun çözülmesi gerekiyordu. Kulübümüz için bu çok önemli ve hayati konular bu dönemde teker teker çözülmüştür” diye konuştu.
Profesyonel futbolda sistemli ve yeni bir çalışmanın öncülüğünü yaptığını kaydeden Adnan Polat, “Karlı kulüp, karlı şirketler” hedefi doğrultusunda çalıştıklarını ifade etti. Polat, yazısında taraftarları överek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Galatasaray taraftarının futbolda başarısız geçen, en önemli sportif hedeflerimizden uzakta kaldığımız bu sezon boyunca tarihe geçecek, Türkiye için ilk olacak bir duruş sergilemeleridir. Galatasaraylılar, bu dönemde, olayların dışında, hiçbir taşkınlığa izin vermeden tamamen takımlarını desteklemekle meşgul olmayı seçmişlerdir. Bu, bir zamanlar İngiltere’den örnek gösterilen taraftar duruşu örneklerinin ta kendisidir. Onları kutluyor ve teşekkür ediyorum. Galatasaray futbol takımına önümüzdeki dönemde de aynı desteği vereceğinden eminim.”
“ZAMANI GELDİĞİNDE DUYACAĞIZ”
Mart ayının sonunda kulübün mali ve idari konularının görüşüleceği ve yeni bütçenin oluşturulacağı genel kurul toplantısının olduğunu hatırlatan Adnan Polat, “Üyelerimizin geçmişte olduğu gibi, aynı şekilde yüksek katılımlarıyla kulübümüze sahip çıkacaklarına ve üyelik sorumluluklarını yerine getireceklerine olan inancım tamdır. Görev yaptığımız dönem boyunca bize kararlarımızı alırken hep, Galatasaray’ın yüksek menfaatleri, Galatasaray kültürü ve gelenekleri rehberlik etmiştir. Galatasaray geleneklerinde esasen sevgi, vefa ve birliktelik vardır. Bu anlamda, Galatasaray’ın sessiz çoğunluğunun duruşu tam da geleneklerimizi ve kültürümüzü yansıtmaktadır. Bu vakur, erdemli ve akli duruşun sesisin, zamanı geldiğinde hep birlikte duyacağız” şeklinde konuştu.
CULIO: “TANRI’YA ŞÜKREDİYORUM”
Galatasaray’ın devre arasında kadrosuna kattığı Arjantinli oyuncu Juan Emmanuel Culio, Galatasaray’a geldiği için Tanrı’ya şükrettiğini söyledi.
Culio, kulübün resmi yayın organı Galatasaray Dergisi’nin Mart ayı sayısında yer alan röportajında, transferinin biraz zor gerçekleştiğini ifade ederek, “Bir ayı aşkın iki kulüp arasında görüşmeler oldu. Ben heyecanla sonucu bekledim. Eski kulübüm Cluj beni satmak istemiyordu. Ama sonunda transfer oldum. Teknik direktörümüz Hagi’nin de çok büyük bir etkisi var. Sonuçta o bana güvendi ve bu şansı verdi. Şu anda Galatasaray’a geldiğim için Tanrı’ya şükrediyorum. Şimdi Galatasaray’dayım ve kariyerimin en uç noktasına ulaştım diyebilirim” şeklinde konuştu.
Formasını giydiği kulüp için sahada canını bile verebileceği şeklinde ifadelerini tekrarlayan Arjantinli oyuncu, elinden gelen mücadelenin en iyisini yapacağından kimsenin kuşku duymamasını istedi. Culio, takımının kazandığında dünyanın en mutlu insanı olduğunu dile getirerek, “Kaybettiğimizde ise günlerce evden çıkmam. Çünkü üzüntümü ancak evde atabiliyorum” dedi.

Lig’de yarış yeni başlıyor

Lig’de yarış yeni başlıyor

AHMET UYKAN – 08.02.2011

Ligin ilk yarısını en yakın takipçisi Bursaspor’un 5 puan önünde lider olarak kapatan Trabzonspor, ikinci devrenin ilk 3 haftasında 7 puan kaybedince zirve yarışı yeniden kızıştı. Bordo-Mavililerle puan farkını eriten Bursaspor’un yanı sıra Fenerbahçe ve Kayserispor da şampiyonluk iddiasını kuvvetlendirdi.

Süper Lig’in ikinci yarısında zirve mücadelesinde olan takımların aldığı ve kaybettiği puanlar şampiyonluk yarışını yeniden alevlendirdi. Özellikle ilk devreyi müthiş bir performansla en yakın rakipleri Bursaspor’un 5, Fenerbahçe’nin de 9 puan önünde lider olarak kapatan Bordo-Mavililer ikinci devrenin başlamasıyla birlikte ligin zirvesi başka bir hale büründü. Trabzonspor’un son olarak kendi evinde Antalyaspor’la berabere kalması, başta geçen sezonun şampiyonu Bursaspor olmak üzere lig üçüncüsü Fenerbahçe ile dördüncü sıradaki Kayserispor’u heyecanlandırdı. Adeta ‘mirasyedi’ durumuna düşen Karadeniz ekibi, averajla da olsa liderliğini sürdürürken zirve yarışını da yeniden başlatmış oldu. 2011 yılında galibiyet yüzü göremeyen Trabzonspor, önümüzdeki hafta oynayacağı Sivasspor maçını kazanarak uzun yıllar hasret kaldığı şampiyonluğa koşmak istiyor.

Lider Trabzonspor ile aynı puanda olan ancak averaj farkıyla ikinci sırada bulunan Bursaspor’da ise tüm hesaplar sezon sonunda ikinci şampiyonluğu alabilmek için yapılıyor. Oturmuş kadrosunu devre arasındaki isabetli transferlerle güçlendiren Timsah, sessiz sedasız zirve yürüyüşünü sürdürüyor. Geçtiğimiz sezon olduğu gibi ‘şampiyonluk’ kelimesini telaffuz etmemeye gayret eden Yeşil-Beyazlılar, ligde kalan her maçı final niteliğinde görüyor.

Trabzonspor ve Bursaspor’un 2 puan gerisindeki Fenerbahçe de mutlu sona ulaşmak için önündeki engelleri tek tek geçiyor. Bu sezon ilk kez 4 maçını da üst üste kazanarak iyi bir seri yakalayan Sarı-Lacivertliler, ilk yarıda yaşadığı sorunları çözmüş durumda. Kanarya, devre arasında transfer yapmamasına rağmen yönetimin de desteğiyle takım halinde şampiyonluk için kenetlendi. Taraftar desteğini de arkasına alan Fenerbahçe, deplasman fobisini de yenerek rakiplerine korku saldı.

A.Gücü galibiyeti ile zirvenin 5 puan gerisinde tutunan Kayserispor ise Bursaspor gibi tarihe geçmek için adeta pusuda bekliyor. Sakatlıkları bulunan yıldız futbolcular Cangele ve Troisi’nin yokluğuna rağmen başarılı bir grafik sergileyen Sarı-Kırmızılı ekip, ilk üçü iyice zorlamaya başladı. Ofansif ve göze hoş gelen futboldan taviz vermeyen Gürcü teknik adam Şota yönetimindeki Kayserispor’un önümüzdeki hafta Fenerbahçe karşısında alacağı netice merakla bekleniyor.

TRABZONSPOR

21. Hafta: Sivasspor-Trabzonspor

22. Hafta: Manisaspor-Trabzonspor

23. Hafta: Trabzonspor-Kayserispor

24. Hafta: Beşiktaş-Trabzonspor

25. Hafta: Trabzonspor-Kasımpaşa

26. Hafta: Gençlerbirliği-Trabzonspor

27. Hafta: Trabzonspor-Konyaspor

28. Hafta: Galatasaray-Trabzonspor

29. Hafta: Trabzonspor-Bursaspor

30. Hafta: Eskişehirspor-Trabzonspor

31. Hafta: Trabzonspor-G.Antepspor

32. Hafta: Bucaspor-Trabzonspor

33. Hafta: Trabzonspor-İstanbul B.Bld.

34. Hafta: Karabükspor-Trabzonspor

BURSASPOR

Eskişehirspor-Bursaspor

Bursaspor-Gaziantepspor

Bucaspor-Bursaspor

Bursaspor-İstanbul B.Bld.

Karabükspor-Bursaspor

Bursaspor-Ankaragücü

Fenerbahçe-Bursaspor

Bursaspor-MP Antalyaspor

Trabzonspor-Bursaspor

Bursaspor-Manisaspor

Kayserispor-Bursaspor

Bursaspor-Beşiktaş

Kasımpaşa-Bursaspor

Bursaspor-Gençlerbirliği

FENERBAHÇE

Fenerbahçe-Kayserispor

Beşiktaş-Fenerbahçe

Fenerbahçe-Kasımpaşa

Gençlerbirliği-Fenerbahçe

Fenerbahçe-Konyaspor

Galatasaray- Fenerbahçe

Fenerbahçe-Bursaspor

Eskişehirspor-Fenerbahçe

Fenerbahçe-Gaziantepspor

Bucaspor-Fenerbahçe

Fenerbahçe-İstanbul B.Bld.

Karabükspor- Fenerbahçe

Fenerbahçe-Ankaragücü

Sivasspor-Fenerbahçe

KAYSERİSPOR

Fenerbahçe-Kayserispor

Kayserispor-MP Antalyaspor

Trabzonspor-Kayserispor

Kayserispor-Manisaspor

Sivasspor-Kayserispor

Beşiktaş-Kayserispor

Kayserispor-Kasımpaşa

Gençlerbirliği-Kayserispor

Kayserispor-Konyaspor

Galatasaray-Kayserispor

Kayserispor-Bursaspor

Eskişehirspor-Kayserispor

Kayserispor-Gaziantepspor

Bucaspor-Kayserispor

Şubat 4, 2011

Yorumsuz

Türkiye Kupası

Galatasaray, 1962-1963 sezonundan bu yana oynanan
Türkiye Kupası’nı en çok kazanan takım oldu.
19 kez final oynayan Galatasaray
bu finallerin 14’ün de mutlu sona ulaştı.
Galatasaray finallerde bugüne değin en çok Beşiktaş ile karşılaştı.

1962-1963: Türkiye Kupasını ilk kez düzenlediği 1962-1963 sezonunda kazandık.
İlk maçta Zonguldak Kömürspor’u eleyen Galatasaray
finalde Fenerbahçe’yi her iki maçta da 2-1 yenerek kupayı kazanan taraf olmuştu.

1963-1964: Galatasaray final maçında Altay’ın sahaya çıkmaması nedeniyle
hükmen galip gelerek kupayı kazanmıştı.

1964-1965: Üstüste üçüncü kez kupayı kazanan Galatasaray
finalde ilk maçta 0-0 berabere kaldığı Fenerbahçe’yi 1-0 yenerek kupayı kazanmıştı.

1965-1966: Dördüncü kez kazanılan bu kupa mücadelesinin yarı finalinde
Fenerbahçe’yi eleyen Galatasaray finalde de Beşiktaş’ı 1-0 yenerek şampiyon olmuştu.

1972-1973: Galatasaray ligde üçüncü kez üstüste şampiyon olduğu bu sezonda
kupayı da beşinci kez kazandı.
Galatasaray final maçında Ankaragücü’nü
önce 3-1 yenmiş rövanşta da 1-1 berabere kalmıştı.

1975-1976: Galatasaray altıncı kez kupayı kazandığı bu sezonda
finalde o sene ilk kez şampiyon olan Trabzonspor ile oynamıştı.
İlk maçı 1-0 kaybeden Galatasaray ikinci maçı 1-0 kazanınca iş penaltılara kalmış ve
5-4 üstünlük sağlayan Galatasaray kupayı kazanmıştı.

1981-1982: Birbirinden zorlu rakipleri eleyerek
finale gelen Galatasaray finalde Ankaragücü’nü ilk maçta 3-0 yenmiş
ikinci maçta 2-1 yenilmesine rağmen şampiyon olmuştu.
O sezon takımın teknik direktörlük görevini Özkan Sümer yürütmekteydi.

1984-1985: Jupp Derwall’in ilk sezonunda
ligde işlerin iyi gitmediği bir süreçte kazanılan bu kupa
şampiyonluk kadar değerliydi.
Çünkü Galatasaray çeyrek finalde Fenerbahçe’yi, yarı finalde Beşiktaş’ı ve
finalde de 2-1 ve 0-0’lık sonuçlarla Trabzonspor’u elemişti.

1992-1993: Galatasaray o sezon Feldkamp ile lig şampiyonluğunun yanısıra
kupa şampiyonluğunu da kazanmıştı.
Finalde Beşiktaş’a karşı 1-0 ve 2-2 biten maçlar sonunda
Galatasaray kupayı kazanan taraf olmuştu.

1995-1996: Finalde Fenerbahçe ile karşılaşan Galatasaray
1-0 ve 1-1 ‘lık iki maçın ardından kupayı kazanan takım olmuştu.
Final maçının bitiminde Galatasaray Teknik Direktörü Graham Souness’in
Kadıköy Fenerbahçe Stadı’nın sahanın ortasına Galatasaray bayrağını dikmesi
maçın unutulmaz anıları arasında yer almıştı.

1998-1999: Finalde Beşiktaş’la karşılaşan Galatasaray
0-0 ve 2-0’lık sonuçlarla kupayı kazanan taraf olmuştu.
Bu Fatih Terim’in teknik direktör olarak kazandığı ilk Türkiye Kupası’ydı.

1999-2000: UEFA Kupası’nın kazanıldığı sezonda
Türkiye Kupası’nın finali de ilk kez Diyarbakır’da oynanmıştı.
Galatasaray yine tarihinde ilk kez final oynayan rakibi Antalyaspor’u
uzatmalarda 5-3 yenerek kupayı kazanmıştı.

2004-2005: Galatasaray’ın 14. kupa şampiyonluğu
efsanevi futbolcusu Hagi’nin teknik direktörlük yaptığı sezonda kazanılmıştı.
Olimpiyat Stadı’nda oynanan bu final maçında
Galatasaray, Fenerbahçe’yi 5-1 gibi tarihi bir skorla yenerek kupayı kazanm

Şubat 2, 2011

Yorumsuz

Cehennem donuncaya kadar Fenerbahçeliyim

Başkan Aziz Yıldırım’ın, Fenerbahçe Dergisi’nin 96. Şubat 2011 sayısında yer alan “Cehennem donuncaya kadar Fenerbahçeliyim” başlıklı yazısı şöyledir:

“Sevgili Fenerbahçeliler, Spor Toto Süper Lig’in ikinci yarısı başladı. Takımımız, dokuz puan geride tamamladığı ilk yarının ardından, ikinci yarının ikinci haftasında puan farkını 4′e indirmeyi başardı. Özellikle; takımımızın, ligde lider durumda olan Trabzonspor’a karşı ortaya koyduğu futbol, hepimizin şampiyonluk yolundaki inancını pekiştirdi. Bu durum, tek vücut olup kenetlenirsek neler başarabileceğimizi net olarak göstermiştir.

Devre arası kampını son derece iyi değerlendiren teknik heyetimiz ve futbolcularımız, kampın olumlu yansımalarını, ilk iki haftada aldığımız galibiyetler ile gösterdiler. Takımımız, galibiyetler serisi yakalayabilecek ve daha önce yine kendisine ait olan rekorları kırabilecek güç ve kapasitededir. Ancak unutulmamalıdır ki; takım oyunu olan futbolda, taraftarımızın yani 12. Adam’ın katkısı son derece önemlidir. Özellikle evimizde, Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda oynadığımız müsabakalarda, taraftarımız inisiyatif almalı ve takımına sahip çıkmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde oynadığımız Trabzonspor maçı, bizlere yerinde ve bilinçli yapılan tezahüratın, takımımızı nasıl ateşlediğini; bununla birlikte rakip takımı da baskı altına alarak onlara nasıl hatalar yaptırdığını net olarak göstermiştir. Top, rakip takıma geçtiğinde ya da hatalı bir hakem kararında, ıslıklarla protesto etmek, futbol takımımızın atakları sırasında da destekleyici nitelikte tezahürat yapmak, maçın skoruna doğrudan etki etmektedir. Teknik kapasitesi son derece iyi olan takımımızın gücü, taraftarımızın desteği ile birleştiğinde şampiyonluk kaçınılmaz olacak; önümüzde hiçbir engel duramayacaktır. Taraftarlarımız şubelerimizin tüm müsabakalarında müsabakaya özgü bir şekilde takımını desteklemeli dosta düşmana karşı, takımı ile kenetlenip sahaya nasıl hakim olunabileceğini göstermelidir. Başarıda sevincimiz; başarısızlıkta üzüntümüz ortaktır.

Sağlam mali yapısı ile yere sağlam basan, geleceği aydınlık bir Fenerbahçe Spor Kulübü için çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Kulübümüz; bugün, bütçesinde artı yazacak duruma gelmiştir. Bir yanda amatör şubelere ve tesisleşmeye yapılan ve yapılmaya devam eden yatırımlarımız diğer yanda güçlü mali yapımız ile kulübümüzü, hak ettiği noktaya taşımayı sürdürüyoruz.

Bugün, amatör şubelere ve tesislere yaptığımız yatırımlar nedeniyle bizi eleştirenlerin, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün nasıl bir kulüp olduğunu bilmediklerini ve daha ötesinde anlayamadıklarını net olarak görüyorum. Bu kişilere tavsiyem; kulübümüzün müzesini gezmeleri, kulübümüzün tarihini anlatan Asr-ı Fener gibi yapıtlara göz atmalarıdır. Tarihimiz; atletlerimizin, boksörlerimizin, yelkencilerimizin, basketbolcularımız ve voleybolcularımızın başarıları ile doludur. Müzemizde sadece futbol takımımızın kupaları yoktur. Orada yer alan her kupa ve müzemize getirilen her madalya, biz gerçek Fenerbahçeliler için, tarifi imkansız bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü bugün öyle bir hale gelmiştir ki; her hafta farklı kulvarlarda kulübümüzü ve dolayısıyla ülkemizi temsil eden takımlarımız ve sporcularımız Avrupa şampiyonalarında müsabakalara çıkmaktadırlar. Tüm dünya kulübümüzü ve sporcularımızı konuşmaktadır. Böylesi bir spor kulübünün amatör yatırımlarını eleştirecek kadar sığ bir mantıkla düşünenlere en güzel cevabı, Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Ülker’in, Bayan Voleybol Takımımız Fenerbahçe Acıbadem’in ve Euroleague’de yoluna yenilgisiz devam eden Bayan Basketbol Takımımızın müsabakalarında, salonları hınca hınç dolduran taraftarımızın verdiğini düşünüyorum.

Pek çoğunu haksız bulduğum ve farklı düşünce ve amaçlar ile yapıldığını düşündüğüm tüm eleştirilere rağmen, tesis yatırımlarımız da sürüyor ve sürecek. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak söz konusu yatırımları sadece kulübümüz değil şanlı bayrağımızın, uluslararası müsabakalarda göndere çekilmesi ve ülkemizin spor adına hak ettiği yere ulaşabilmesi adına da yapıyoruz. Bugün; atletizmde, boksta, yelkende, kürekte, masa tenisinde, yüzmede, basketbolda, voleybolda elde edilen uluslararası başarılar, imkanlar sağlandığında-uygun tesisler inşa edildiğinde, ülkemiz gençlerinin neler başarabileceğinin en açık kanıtıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, sporcularımızın uluslararası müsabakalarda elde ettikleri tüm başarılarda pay sahibi olmaktan, büyük bir mutluluk duyuyor; Türk bayrağının, uluslararası müsabakalarda başarıyla dalgalandığını gördüğümüzde, yaptıklarımızın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Amatör şubelerimizdeki takımlarımızın elde ettiği başarılar, yatırımların geri dönüşlerinin ne kadar verimli olduğunu, başarıların birer tesadüf olmadığını bizlere gösteriyor. Üst üste son 5 yıldır Türkiye Şampiyonu olan Bayan Basketbol Takımımız, Euroleague’de de yoluna yenilgisiz devam ediyor. Kızlarımız, on maçın onunu da kazanarak tarihe geçtiler. Bu yıl, takımımızın Euroleague’de final oynayacağına; kulübümüze ve ülkemize uluslararası bir şampiyonluk kazandıracağına inanıyoruz. Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Ülker de, Avrupa devlerini birer birer dize getirmeye devam ediyor. Takımımız, Avrupa’da rekor kıran ve tüm takımları kendine hayran bırakan taraftar desteği ile TOP 16 maçlarına da galibiyetler ile başladı. Önce Olympiakos gibi bir basketbol devini Atina’da yenen takımımız, ardından İstanbul’da İspanyol Power Electronics Valencia’yı yendi. Grubumuzda lider olarak TOP 8′e kalmak ardından da Final Four’a yükselmek en büyük arzumuzdur. Fenerbahçe Ülker’in, bu başarıyı yakalayabilecek güçte olduğuna da yürekten inanıyoruz.

Atletizm şubesi sporcumuz Emel Dereli, İzmir’de gerçekleştirilen salon deneme müsabakalarında gülle atmada 15.09 derecesiyle yıldız bayanlarda Türkiye rekoru kırarak bizleri gururlandırdı. Ankara Şefik Tetik Boks Eğitim Merkezi’nde yapılan ‘Turgut Zavagar Boks Turnuvası’nda, Fenerbahçeli boksörlerimiz 12 birincilik, 7 ikincilik ve 2 üçüncülük kazanarak şampiyon oldular. Sporcularımızı tebrik ediyorum.

Öte yandan; girişimlerimiz sonucunda CEV, Avrupa Bayanlar Şampiyonlar Ligi final müsabakalarının, 19-20 Mart tarihlerinde, İstanbul’da yapılmasına karar verdi. Kulübümüzün, sponsorumuz Acıbadem Grubu ile birlikte, bu organizasyonu başarı ile gerçekleştireceğine inanıyoruz.

En büyük hayalimiz, kızlarımızın İstanbul Burhan Felek Spor Salonu’nda yapılacak Dörtlü Final müsabakalarında, kupayı kaldırmalarıdır. Taraftarlarımızın da yoğun desteği ile geçen yıl final maçında kaybettiğimiz Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’nu kazanarak ülkemize bir ilk daha yaşatmayı hedefliyoruz.

Bu duygu ve düşünceler ile Şubat ayının başarılar ve zaferlerle dolu bir ay olmasını diliyorum. Taraftarlarımızın pankartlara taşıdıkları benim de duygusal olarak paylaştığım bir slogan ile bu ayki yazımı noktalamak istiyorum; “Cehennem donuncaya kadar Fenerbahçeliyim”.

Saygılarımla,
Aziz Yıldırım”

Şubat 2, 2011

Yorumsuz

Cim Bom’da operasyon

Gheorghe Hagi, hem Bursaspor karşısında oynanan kötü futbol, hem de eksikler nedeniyle kadroda revizyona gidecek. Yeni transfer Robinson Zapata’nın, Gaziantepspor maçıyla birlikte kaleyi devralması bekleniyor.

Sivasspor maçında alınan galibiyetle, sezonun ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapan Cim Bom, Bursaspor deplasmanındaki yenilgiyle yine hüsran yaşadı. Ancak mağlubiyetten çok, takımın kötü futbolu moralleri bozdu.

Hagi, tek bir gol pozisyonuna bile giremeyen kadroda değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Rumen çalıştırıcı, revizyona kaleden başlayacak. Bursa karşısında hatalı goller yiyen Ufuk’un yerine, kupadaki Gaziantepspor maçında yeni transfer Zapata’nın kaleye geçmesi bekleniyor.

Hagi, milli takımdan dönecek olan Neill’la görüştükten sonra, savunmanın ortasını şekilendirecek. Ancak orta sahada eksiklerin bulunması nedeniyle, Cana’nın asıl bölgesi olan ön liberoya geçmesi yüksek olasılık olarak görünüyor.

Yekta göbeğe çekilecek

Sarı-Kırmızılı formayla çıktığı ilk maçta, orta sahanın ortasında oynayan ve alkış alan Yekta, Bursa maçında sağ kanatta etkisiz kalmıştı. Hagi, 25 yaşındaki oyuncuyu yeniden orta sahaya çekecek, yanında da Culio’yu oynatacak.
Forvette Stancu’nun ilk 11’de başlaması beklenirken, Rumen golcünün arkasında Kazım ve Aydın’ın görev yapması bekleniyor.

Yeni kadro iyi bir performans sergilerse, genç çalıştırıcı pazartesi günkü Eskişehirspor maçına da aynı isimlerle sahaya çıkacak.

Ocak 26, 2011

Yorumsuz

Beşiktaş, elden çıkarmaak istediği Brezilyalı yıldız için Katar ekibiyle görüşmelere başladı.

Beşiktaş, sözleşmesi askıya alınan Brezilyalı oyuncu Rodrigo Tabata’nın transferi için Katar’ın Al-Rayyan Kulübü ile görüşmelere başlandığını İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na bildirdi.

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş’den borsaya yapılan açıklamada, ”20.01.2011 tarihinde TFF Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi yabancı kontenjanı sorunu nedeni ile askıya alınan, profesyonel futbolcularımızdan Rodrigo Tabata’nın geçici transferi konusunda Katar futbol takımlarından Al-Rayyan Sports Club ile görüşmelere başlanmıştır” denildi.

Ocak 19, 2011

Yorumsuz

F.Bahçe’de deprem! Sarı-Lacivertliler, izin almadan ülkesine giden yıldız oyuncu ile ilgili açıklama yaptı

Kulübün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Taylor’un takım arkadaşı Diana Taurasi’de yasaklı madde tespit edilmesi üzerine sonuçların doğruluğuna inanmadığı, Taurasi’nin Fenerbahçe’ye gelmesine katkıda bulunduğunu ve oyuncuda yasaklı maddeye rastlanması nedeniyle kendisini sorumlu tuttuğunu söylediği kaydedildi.

Açıklamada, Beşiktaş Cola Turka ile Caferağa Spor Salonu’nda yapılan lig karşılaşmasında doping kurasının kendisine çıkması üzerine teste girmeyi reddeden Penny Taylor’ın, doping testine girmemenin cezasının olduğunun kendisine defalarca hatırlatılması, yöneticilerin ve idarecilerin devreye girmesi sonucunda, testlerinin Köln’deki laboratuvarda yapılmasını istediği vurgulanarak, şu bilgiler verildi:

”Bu durum Türkiye Basketbol Federasyonu ile paylaşılmış, oyuncunun kendi isteğiyle alınan numuneler, Köln’deki laboratuvara gönderilmiştir. WNBA’de Phoneix Mercury forması altında uzun yıllar takım arkadaşı olan Diana Taurasi’nin haksızlığa uğradığı inancını taşıyan, kendisinin de bu tür bir haksızlıkla karşılaşacağını düşünen Taylor, basketbol kariyerine Türkiye’de devam etmeme kararı alarak deplasmandaki BOTAŞ maçı kafilesine katılmak istememiştir. Yöneticilerimizin ve idarecilerimizin yoğun ikna çalışmaları sonucunda BOTAŞ kafilesine maç günü dahil olan Avustralyalı oyuncu, 13 Ocak 2011 Perşembe günü Lotos Gdynia maçında forma giymiş, buna karşın 17 Ocak 2011 Pazartesi günkü antrenmana hiçbir gerekçe göstermeksizin katılmayarak Amerika’ya gitmiştir.”

Ocak 17, 2011

Yorumsuz

Galatasaray’dan açıklama geldi!! “Protestocular değil provokatörler”

Galatasaray Kulübünden yapılan açıklamada, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’nın açılış töreninde yaşananlar sonrası yapılan açıklamaların, medyada yer alma şeklinden dolayı yanlış bir yöne kaydığının tespit edildiği ifade edildi.

Kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, yönetim kurulunun dün yaptığı olağanüstü toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında Başkan Adnan Polat’ın ifadelerinde, günün yoğunluğundan kaynaklanan sehven yapılan tanımlama bulunduğunun anlaşıldığı kaydedilerek, ”protestocular” söyleminin ”provokatörler” olması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
”Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’nın açılış töreni sırasında yaşanan provokasyon sonrası yapılan açıklamaların medyada yer alma şeklinden yanlış bir yöne kaymakta olduğu tespit edilmiştir. Dün yapılan Galatasaray Spor Kulübü olağanüstü yönetim kurulu toplantısından sonraki basın toplantısında, başkanımız Adnan Polat’ın açıklamasında, günün yoğunluğundan kaynaklanan sehven yapılmış bir tanımlama bulunduğu anlaşılmıştır. Yanlış anlaşılmaya neden olan söylemin protestocular değil provokatörler olması gerekmektedir. Camiamızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Ocak 15, 2011

Yorumsuz

Galatasaray’ın 2010-2011 futbol sezonunun ikinci yarısından itibaren maçlarını oynayacağı Türk Telekom Arena, yapılan çeşitli etkinliklerle hizmete girdi

Galatasaray ile Hollanda’nın ünlü ekibi Ajax arasında oynanacak açılış maçı öncesinde, çeşitli ses ve efekt gösterileri düzenlendi. 560 kişinin çalışarak hazırladığı gösterilerde Galatasaray’ın sembolü olan ”Aslan” konsepti uygulandı.Gösteriler, Galatasaray’ın bugüne kadar Ali Sami Yen Stadı’ndaki başarılarını simgeleyen ögelerle de süslendi. Türk Telekom Arena üzerine kurulan hegzagon ekran vasıtasıyla, gösterilerin tamamı hem yeşil çim üzerine yapılan ekrana yansıtılıp, hem de bu ekranda gösterildi.

Gösteriler için hazırlanan yaklaşık 2 metre çapındaki davullar, şovun önemli bir parçası olarak saha ortasında multimedya efektlerin desteğiyle kullanıldı.

90 dansçının gösterisiyle süslenen açılış törenlerinin ilk bölümü, stat dışında yapılan havai fişek gösterileriyle sona erdi.

Açılış gösterilerini Kanadalı sanat ve multimedya yönetmeni Erick Villeneuve hazırladı.

Öte yandan gösteriler için gerekli olan malzemenin 4 kamyonla İstanbul’a getirildiği bildirildi.