Mart 3, 2011

Yorumsuz

öyle özledim ki seni

Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere,
Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.
Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye.
Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan.

öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!
çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı…
Beni sevme şeklini öyle özledim ki…

Bu lanet dünyada her geçen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan.
çünkü hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef.
Dünyanın adil olmasını bekliyoruz, hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı…
Ama sanırım sabır taşı misali, bizi tam ortamızdan çatlatmaya niyetli.

öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yerde yaş gelmesini…
Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?
Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen,
Sen olsaydın benim yerimde,
mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmene herhalde.

öyle özledim ki seni aradığımda sesindeki neşeyi…
Kuşum derdin, özledin mi beni derdin.
Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi diye
Nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin ederdim.

Güzel gözlüm, öyle özledim ki seni…
Yüreğim bir mecal kaldı şimdi.
Her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun.
Her gece yalvarıyorum Allah ıma, bir an önce geçsin bu dertler bu sıkıntılar diye…
Ve her gece uykuyu haram ediyorum gözlerime.

A kadınım, öyle özledim ki seni…
Tıraş bile olmuyorum eskisi gibi.
Batıyor sakalların git kes öyle öp beni derdin.
öptürmezdin gül yanaklarını sinek kaydı olmadan yüzüm.
Ama geri döndüğümde de kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki beni, hep öyle kalalım isterdim.

Sevdiğim, öyle özledim ki seni…
Sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini…
Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen,
Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerimi yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor.
Sensin onun dermanı diyor içimdeki ses her gece.

Canımın taaaa içi, öyle özledim ki seni…
Her derdini alırdım üstüme, sen üzülme sen yorulma sen düşünme isterdim, ben bakarım çaresine…
Yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurum senin için bu alemin cümlesine…

Kurban olduğum, aşkların en güzeli, bir tanem, gül bakışlım, kalbimin birincisi…
öyle özledim ki seni, sesini, nefesini…
Haydi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi…

Mart 1, 2011

Yorumsuz

Senli” zamanlarım olmayacak artık…!

Geceydi…
Seni bana ; beni hayata bağlayan..
Az sonra tükenecek zaman..
Gece yollarını ayıracaktı gün’den..
Gözleri buğulu bir biçimde…”

..O yüzden hüzünlüydü gece..Gün’düz ise; güneşini artık eskisi gibi göstermiyordu. Bulutların arasında gizler olmuştu…

Bir sabah uyandığımda..Düşlerimde yer alan uçurtmadan gökyüzüne salınmıştı bir tane..İçinde mutluluk barındıran,kırgınlığın yitik düşleri kucağında,masumane sevgiler barındıran uçurtma…

“Biraz tebessüm etmeyi bekliyorlar..
Bulutlar arasında bin bir tane rengârenk düşsel uçurtmalar..
Düşmeyi bekliyorlar…
Senli düşüşlerinin çığlıklarında ki sahneme ve dilime…”

Gelişleri özlemek…Sonra aynanın karşısına geçip sensiz cümlelerde seni aramak..Yalnızlığı senin varlığınla körüklemek..Ve Hayal etmek senli sahnelerin tozunu..Hissetmek teninin kokusunu..Sadece seni dilemek…

“Arıyorum şimdi ayak izlerini, geçtiğin topraklarda..
Olmadığımız biz[li] gösterilerde..
Şimdilerde,isyanlardaki yüreğimde..
Sana dair senaryoları kabul etmeyeceğim..
Sahneme…”

“..Bu sefer ki Oyunumda yer vermeyeceğim bakışlarına, tenine ve nefesine…”

Gözlerindeki beni hatırlamayacağım..
Ya da ellerime yağan karı eritmeni..
Üşütmeyecek yokluğun artık beni..
Şehri’ne gelmeyeceğim..
Dokunmayacağım hasret kokan tenine..
Almayacak artık kalemim ve kâğıdım seni..
Hiç bir kareye..

Yazılmayacak artık sana dair..
Hiç bir cümle..
Hiç bir kelime..
Hiç bir hece..
Hiç bir harf..
Hiç bir…
Hiç…
__________________

Şubat 27, 2011

Yorumsuz

Ayrılığı Seçtin mi…

Ayrılığı Seçtin mi?

ayrılığı seçtinmi herşeyi götüreceksin yanında…
geriye hiçbirşey kalmayacak..
söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde..
ki ben en çok onları duydum..

gittinmi adam akıllı gideceksin..
hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren..
demem o ki
dönecekmiş gibi gitmeyeceksin..
büyük git gidersen.. uçsuz bucaksız..
dursuz duraksız git..

telefonun numaraları sesime düşmemeli..
yolların yoluma değmemeli..
hiçbir anıya hiçbir dizeye yenilmemeli ayrılık…
şarkılar dinlenince unutulmalı..

gece inmişken ayak parmaklarına kadar..
yahut
gün doğarken yatağının diğer yastığındaki boşluk
tecavüz ederken gözlerine..
ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana
iki kişilik servis açtığında susacaksın… duracaksın..
gitmenin hakkını vereceksin..
ayrılık gurur duymalı seninle..

gidersen sözün ayaklarına geçiyorsa
ayakların yakınımdan geçmeyecek…

ayrılığı seçtinmi büyük olacak ayrılık…

Ayrılığı Seçtin mi?

ayrılığı seçtinmi herşeyi götüreceksin yanında…
geriye hiçbirşey kalmayacak..
söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde..
ki ben en çok onları duydum..

gittinmi adam akıllı gideceksin..
hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren..
demem o ki
dönecekmiş gibi gitmeyeceksin..
büyük git gidersen.. uçsuz bucaksız..
dursuz duraksız git..

telefonun numaraları sesime düşmemeli..
yolların yoluma değmemeli..
hiçbir anıya hiçbir dizeye yenilmemeli ayrılık…
şarkılar dinlenince unutulmalı..

gece inmişken ayak parmaklarına kadar..
yahut
gün doğarken yatağının diğer yastığındaki boşluk
tecavüz ederken gözlerine..
ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana
iki kişilik servis açtığında susacaksın… duracaksın..
gitmenin hakkını vereceksin..
ayrılık gurur duymalı seninle..

gidersen sözün ayaklarına geçiyorsa
ayakların yakınımdan geçmeyecek…

ayrılığı seçtinmi büyük olacak ayrılık…

ayrılığı seçtinmi?????
Kahraman Tazeoğlu

Kahraman Tazeoğlu
__________________

Şubat 17, 2011

Yorumsuz

Her Dem

Her dem seninle olmak güzel
Bazen bir bardak çaydasın
Bazen bir damla gözyaşımdasın
Bazen yağmur artığı gökkuşağısın
Bazen camdan süzülen günışığısın
Seninle olmak ölümüne güzel

Her dem seninle olmak güzel
Ansızın geliveren kalp çarpıntımsın
Ansızın esiveren rüzgar uğultumsun
Ansızın bastıran yağışımsın,yağmurumsun
Ansızın değişen hava durumumsun
Seninle ölmek bile güzel
Ayhan Özlü

Şubat 6, 2011

Yorumsuz

Ben Gidiyorum Sen Hoşçakal

Ben Gidiyorum Sen Hoşçakal

Son kez geldim işte
Ve dünya gözüyle gözüne değip
Son kez gideceğim…
Bitimsiz bir ayrılıkla geldim sana
Tükettiğimiz aşka münhasır.
Bu yükün kahrı ağır
Ve ben kaldıramıyorum…
Yorgunum çok, epey de halsiz
Dizlerimin dermanı takat dilenmiyor artık anılardan
Ne zaman dokunacak olsam bir hatıraya
Elimde değil d/üşüyorum
Avutkan cümleler süzülmüyor dudaklarımdan
Ölüme yakın, yaşamaya uzak tiryakiliğim
Her gece intihar şafaklarına ant içiyor da
Harama bulaşmaktan korkup
Ölmek bile gelmiyor içimden.
Yani anlayacağın
Bir zamanlar o mayhoş düşlerde salıncak kurup
Umut umut sallanan deli gençliğim yok
Ağır ve aksak bir ömrün tek nefeslik canındayım
Mecalsiz bir döngünün son ayrılık durağındayım…
Söyleyemediğim ve söyleyemeyeceğim tümcelerin sakin telaşı
Yüreğimin endazesini tarumar edercesine tırmalarken beynimi
Ben sana içimin en içli elvedasıyla geldim.
Bak! Omuzlarımda kanatlarına şiirler astığım martılar yok
Salkım söğüt saçaklandığımız o masal
Vaveyla kopan bir yangında kül oldu çoktan.
Ve hiç ölmeyeceğini sandığımız Zümrüdü Anka
Küllerinden doğamayacak kadar ayrılık büyüttü.
Ki biz; artık masallara inanmayacak kadar çok büyüdük.
Gözlerimi ıslatamadığım kurak bakışlarımın tenhalığı,
Koynumda gerçeğin erken gelen geç kalışındaki ağır vebal
Ve dilime dolanan eski bir şarkının mahşer nakaratı…
Nevbaharı solmuş mevsimler dolusu hıçkıramadığım hıçkırıkla
Gitmek için geldim sana…
Gözlerimin gözlerini son kez göresi gelmişliğiyle
Dudağımda son bir elvedayla geldim
Hava bulut bulut gökyüzü
Sanırım, yüzüme duracak yağmur
Ve ben gidiyorum…
Yoksa saçma sapan cümlelere kıyam edecek yine sözlerim
Bütün selametler senin olsun
Kendine iyi bakmalarca hayat biriktir avuçlarında
Ben ayrılığın alnına koyduğum koca bir eyvallahla
Yaprak yaprak çiçeklenen yaralarıma
Yağmur tuzu geceyi basıp gidiyorum…
Artık hoşça kalabilirsin…

Arif Onur SOLAK

Ocak 15, 2011

Yorumsuz

SoN…

Son sözler bunlar…
Bir sessizliğin son çığlığı,
O güzel gözlerin son ağlayışı senin için
Yorgun bir kuşun son kez kanat çırğışı
Dili olmayanın konuşabilmesi gibi….
Son bakış bunlar….
Görmeyen gözlerin son bakışları sana
Bu kalbin sana son kez atışı
Yüreğin sonsuz bi aşkla son çarpışı…
Ve bu son özleyişler seni…
Her başkalngıcın bir sonu olduğu gibi
Bu bendeki sen de sona erdi
Artık sonsuzluğun eşiğindeyim
Kalbimin değil yılların götürdüğü yerdeyim…