Şubat 4, 2011
Galatasaray, 1962-1963 sezonundan bu yana oynanan
Türkiye Kupası’nı en çok kazanan takım oldu.
19 kez final oynayan Galatasaray
bu finallerin 14’ün de mutlu sona ulaştı.
Galatasaray finallerde bugüne değin en çok Beşiktaş ile karşılaştı.
1962-1963: Türkiye Kupasını ilk kez düzenlediği 1962-1963 sezonunda kazandık.
İlk maçta Zonguldak Kömürspor’u eleyen Galatasaray
finalde Fenerbahçe’yi her iki maçta da 2-1 yenerek kupayı kazanan taraf olmuştu.
1963-1964: Galatasaray final maçında Altay’ın sahaya çıkmaması nedeniyle
hükmen galip gelerek kupayı kazanmıştı.
1964-1965: Üstüste üçüncü kez kupayı kazanan Galatasaray
finalde ilk maçta 0-0 berabere kaldığı Fenerbahçe’yi 1-0 yenerek kupayı kazanmıştı.
1965-1966: Dördüncü kez kazanılan bu kupa mücadelesinin yarı finalinde
Fenerbahçe’yi eleyen Galatasaray finalde de Beşiktaş’ı 1-0 yenerek şampiyon olmuştu.
1972-1973: Galatasaray ligde üçüncü kez üstüste şampiyon olduğu bu sezonda
kupayı da beşinci kez kazandı.
Galatasaray final maçında Ankaragücü’nü
önce 3-1 yenmiş rövanşta da 1-1 berabere kalmıştı.
1975-1976: Galatasaray altıncı kez kupayı kazandığı bu sezonda
finalde o sene ilk kez şampiyon olan Trabzonspor ile oynamıştı.
İlk maçı 1-0 kaybeden Galatasaray ikinci maçı 1-0 kazanınca iş penaltılara kalmış ve
5-4 üstünlük sağlayan Galatasaray kupayı kazanmıştı.
1981-1982: Birbirinden zorlu rakipleri eleyerek
finale gelen Galatasaray finalde Ankaragücü’nü ilk maçta 3-0 yenmiş
ikinci maçta 2-1 yenilmesine rağmen şampiyon olmuştu.
O sezon takımın teknik direktörlük görevini Özkan Sümer yürütmekteydi.
1984-1985: Jupp Derwall’in ilk sezonunda
ligde işlerin iyi gitmediği bir süreçte kazanılan bu kupa
şampiyonluk kadar değerliydi.
Çünkü Galatasaray çeyrek finalde Fenerbahçe’yi, yarı finalde Beşiktaş’ı ve
finalde de 2-1 ve 0-0’lık sonuçlarla Trabzonspor’u elemişti.
1992-1993: Galatasaray o sezon Feldkamp ile lig şampiyonluğunun yanısıra
kupa şampiyonluğunu da kazanmıştı.
Finalde Beşiktaş’a karşı 1-0 ve 2-2 biten maçlar sonunda
Galatasaray kupayı kazanan taraf olmuştu.
1995-1996: Finalde Fenerbahçe ile karşılaşan Galatasaray
1-0 ve 1-1 ‘lık iki maçın ardından kupayı kazanan takım olmuştu.
Final maçının bitiminde Galatasaray Teknik Direktörü Graham Souness’in
Kadıköy Fenerbahçe Stadı’nın sahanın ortasına Galatasaray bayrağını dikmesi
maçın unutulmaz anıları arasında yer almıştı.
1998-1999: Finalde Beşiktaş’la karşılaşan Galatasaray
0-0 ve 2-0’lık sonuçlarla kupayı kazanan taraf olmuştu.
Bu Fatih Terim’in teknik direktör olarak kazandığı ilk Türkiye Kupası’ydı.
1999-2000: UEFA Kupası’nın kazanıldığı sezonda
Türkiye Kupası’nın finali de ilk kez Diyarbakır’da oynanmıştı.
Galatasaray yine tarihinde ilk kez final oynayan rakibi Antalyaspor’u
uzatmalarda 5-3 yenerek kupayı kazanmıştı.
2004-2005: Galatasaray’ın 14. kupa şampiyonluğu
efsanevi futbolcusu Hagi’nin teknik direktörlük yaptığı sezonda kazanılmıştı.
Olimpiyat Stadı’nda oynanan bu final maçında
Galatasaray, Fenerbahçe’yi 5-1 gibi tarihi bir skorla yenerek kupayı kazanm
Şubat 2, 2011
Başkan Aziz Yıldırım’ın, Fenerbahçe Dergisi’nin 96. Şubat 2011 sayısında yer alan “Cehennem donuncaya kadar Fenerbahçeliyim” başlıklı yazısı şöyledir:
“Sevgili Fenerbahçeliler, Spor Toto Süper Lig’in ikinci yarısı başladı. Takımımız, dokuz puan geride tamamladığı ilk yarının ardından, ikinci yarının ikinci haftasında puan farkını 4′e indirmeyi başardı. Özellikle; takımımızın, ligde lider durumda olan Trabzonspor’a karşı ortaya koyduğu futbol, hepimizin şampiyonluk yolundaki inancını pekiştirdi. Bu durum, tek vücut olup kenetlenirsek neler başarabileceğimizi net olarak göstermiştir.
Devre arası kampını son derece iyi değerlendiren teknik heyetimiz ve futbolcularımız, kampın olumlu yansımalarını, ilk iki haftada aldığımız galibiyetler ile gösterdiler. Takımımız, galibiyetler serisi yakalayabilecek ve daha önce yine kendisine ait olan rekorları kırabilecek güç ve kapasitededir. Ancak unutulmamalıdır ki; takım oyunu olan futbolda, taraftarımızın yani 12. Adam’ın katkısı son derece önemlidir. Özellikle evimizde, Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda oynadığımız müsabakalarda, taraftarımız inisiyatif almalı ve takımına sahip çıkmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde oynadığımız Trabzonspor maçı, bizlere yerinde ve bilinçli yapılan tezahüratın, takımımızı nasıl ateşlediğini; bununla birlikte rakip takımı da baskı altına alarak onlara nasıl hatalar yaptırdığını net olarak göstermiştir. Top, rakip takıma geçtiğinde ya da hatalı bir hakem kararında, ıslıklarla protesto etmek, futbol takımımızın atakları sırasında da destekleyici nitelikte tezahürat yapmak, maçın skoruna doğrudan etki etmektedir. Teknik kapasitesi son derece iyi olan takımımızın gücü, taraftarımızın desteği ile birleştiğinde şampiyonluk kaçınılmaz olacak; önümüzde hiçbir engel duramayacaktır. Taraftarlarımız şubelerimizin tüm müsabakalarında müsabakaya özgü bir şekilde takımını desteklemeli dosta düşmana karşı, takımı ile kenetlenip sahaya nasıl hakim olunabileceğini göstermelidir. Başarıda sevincimiz; başarısızlıkta üzüntümüz ortaktır.
Sağlam mali yapısı ile yere sağlam basan, geleceği aydınlık bir Fenerbahçe Spor Kulübü için çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Kulübümüz; bugün, bütçesinde artı yazacak duruma gelmiştir. Bir yanda amatör şubelere ve tesisleşmeye yapılan ve yapılmaya devam eden yatırımlarımız diğer yanda güçlü mali yapımız ile kulübümüzü, hak ettiği noktaya taşımayı sürdürüyoruz.
Bugün, amatör şubelere ve tesislere yaptığımız yatırımlar nedeniyle bizi eleştirenlerin, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün nasıl bir kulüp olduğunu bilmediklerini ve daha ötesinde anlayamadıklarını net olarak görüyorum. Bu kişilere tavsiyem; kulübümüzün müzesini gezmeleri, kulübümüzün tarihini anlatan Asr-ı Fener gibi yapıtlara göz atmalarıdır. Tarihimiz; atletlerimizin, boksörlerimizin, yelkencilerimizin, basketbolcularımız ve voleybolcularımızın başarıları ile doludur. Müzemizde sadece futbol takımımızın kupaları yoktur. Orada yer alan her kupa ve müzemize getirilen her madalya, biz gerçek Fenerbahçeliler için, tarifi imkansız bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü bugün öyle bir hale gelmiştir ki; her hafta farklı kulvarlarda kulübümüzü ve dolayısıyla ülkemizi temsil eden takımlarımız ve sporcularımız Avrupa şampiyonalarında müsabakalara çıkmaktadırlar. Tüm dünya kulübümüzü ve sporcularımızı konuşmaktadır. Böylesi bir spor kulübünün amatör yatırımlarını eleştirecek kadar sığ bir mantıkla düşünenlere en güzel cevabı, Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Ülker’in, Bayan Voleybol Takımımız Fenerbahçe Acıbadem’in ve Euroleague’de yoluna yenilgisiz devam eden Bayan Basketbol Takımımızın müsabakalarında, salonları hınca hınç dolduran taraftarımızın verdiğini düşünüyorum.
Pek çoğunu haksız bulduğum ve farklı düşünce ve amaçlar ile yapıldığını düşündüğüm tüm eleştirilere rağmen, tesis yatırımlarımız da sürüyor ve sürecek. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak söz konusu yatırımları sadece kulübümüz değil şanlı bayrağımızın, uluslararası müsabakalarda göndere çekilmesi ve ülkemizin spor adına hak ettiği yere ulaşabilmesi adına da yapıyoruz. Bugün; atletizmde, boksta, yelkende, kürekte, masa tenisinde, yüzmede, basketbolda, voleybolda elde edilen uluslararası başarılar, imkanlar sağlandığında-uygun tesisler inşa edildiğinde, ülkemiz gençlerinin neler başarabileceğinin en açık kanıtıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, sporcularımızın uluslararası müsabakalarda elde ettikleri tüm başarılarda pay sahibi olmaktan, büyük bir mutluluk duyuyor; Türk bayrağının, uluslararası müsabakalarda başarıyla dalgalandığını gördüğümüzde, yaptıklarımızın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlıyoruz.
Amatör şubelerimizdeki takımlarımızın elde ettiği başarılar, yatırımların geri dönüşlerinin ne kadar verimli olduğunu, başarıların birer tesadüf olmadığını bizlere gösteriyor. Üst üste son 5 yıldır Türkiye Şampiyonu olan Bayan Basketbol Takımımız, Euroleague’de de yoluna yenilgisiz devam ediyor. Kızlarımız, on maçın onunu da kazanarak tarihe geçtiler. Bu yıl, takımımızın Euroleague’de final oynayacağına; kulübümüze ve ülkemize uluslararası bir şampiyonluk kazandıracağına inanıyoruz. Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Ülker de, Avrupa devlerini birer birer dize getirmeye devam ediyor. Takımımız, Avrupa’da rekor kıran ve tüm takımları kendine hayran bırakan taraftar desteği ile TOP 16 maçlarına da galibiyetler ile başladı. Önce Olympiakos gibi bir basketbol devini Atina’da yenen takımımız, ardından İstanbul’da İspanyol Power Electronics Valencia’yı yendi. Grubumuzda lider olarak TOP 8′e kalmak ardından da Final Four’a yükselmek en büyük arzumuzdur. Fenerbahçe Ülker’in, bu başarıyı yakalayabilecek güçte olduğuna da yürekten inanıyoruz.
Atletizm şubesi sporcumuz Emel Dereli, İzmir’de gerçekleştirilen salon deneme müsabakalarında gülle atmada 15.09 derecesiyle yıldız bayanlarda Türkiye rekoru kırarak bizleri gururlandırdı. Ankara Şefik Tetik Boks Eğitim Merkezi’nde yapılan ‘Turgut Zavagar Boks Turnuvası’nda, Fenerbahçeli boksörlerimiz 12 birincilik, 7 ikincilik ve 2 üçüncülük kazanarak şampiyon oldular. Sporcularımızı tebrik ediyorum.
Öte yandan; girişimlerimiz sonucunda CEV, Avrupa Bayanlar Şampiyonlar Ligi final müsabakalarının, 19-20 Mart tarihlerinde, İstanbul’da yapılmasına karar verdi. Kulübümüzün, sponsorumuz Acıbadem Grubu ile birlikte, bu organizasyonu başarı ile gerçekleştireceğine inanıyoruz.
En büyük hayalimiz, kızlarımızın İstanbul Burhan Felek Spor Salonu’nda yapılacak Dörtlü Final müsabakalarında, kupayı kaldırmalarıdır. Taraftarlarımızın da yoğun desteği ile geçen yıl final maçında kaybettiğimiz Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’nu kazanarak ülkemize bir ilk daha yaşatmayı hedefliyoruz.
Bu duygu ve düşünceler ile Şubat ayının başarılar ve zaferlerle dolu bir ay olmasını diliyorum. Taraftarlarımızın pankartlara taşıdıkları benim de duygusal olarak paylaştığım bir slogan ile bu ayki yazımı noktalamak istiyorum; “Cehennem donuncaya kadar Fenerbahçeliyim”.
Saygılarımla,
Aziz Yıldırım”
